MAKAT ÇATLAĞI - ANAL FİSSUR

Makat bölgesi'nin yüzeyel deri tabakasını tuvaletin geçişi esnasında zorlanmaya bağlı yırtılmasıyla oluşan makat hastalığıdır.

Halk arasında makat çatlağı yada makat yırtığı olarak da isimlendirilmektedir.

Yırtılan yüzeyel deri tabakasının yarattığı ağrı nedeniyle istemsiz olarak çalışan makat iç kası kasılı kalmaktadır.  Kasılı kalan makat kası bir sonraki tuvalette tuvaletin geçişi esnasında daha fazla yırtığa neden olmaktadır.  Daha fazla yırtılma daha fazla kasılmaya neden olmakta ve bu şekilde kısır döngü nedeniyle yırtık genellikle kendi kendine iyileşememektedir.

Genellikle tuvalet esnasında tuvalet kağıdına gelen çizgi şeklinde kanama ya da Tuvaletten sonra tuvalet taşına damlama şeklinde kanama şikayetleriyle gelirler.

Hastalık hemoroidal hastalık ile karışabilmektedir. Anal fissür hastalığında da bulunabilen meme şeklindeki çıkıntı hastaların genellikle hemoroidim var diye gelmesine sebep olmaktadır.Tedavi prensibi ve stratejisi tamamen farklı olan hemoroidal hastalık ve anal fissür yani makat çatlağı hastalığının tanısı bu nedenle doğru konulması gerekmekte ve etkene yönelik tedavi planlanmalıdır.

Erken dönem Makat çatlağı anal fissür hastalığında  posa ve lif alımının arttırılması, sıvı alımının yeterli düzeyde alınması ve makata uygulanan sıcak duş sayesinde hastalık kendi kendine tedavi olabilmektedir.

Makat çatlağı anal fissür tedavisinde dünyada da kabul edilen başlıca üç yöntem bulunmaktadır. Bu 3 yöntemin temel amacı kasılı kalan hiç kasın gevşetilmesi ve buna bağlı yırtığın onarılmasına izin verilmesidir. Bu yöntemler gliserintrinitrat yöntemi, botulinum toksin yöntemi ve sfinkterotomi yöntemidir.

Unutulmaması gerekir ki hastalığın temel nedenleri arasında posasız ve lifsiz beslenmedir. Bu nedenle hangi yöntem uygulanırsa uygulansın hastanın beslenmesi düzenlenmediği takdirde tekrarı mümkün olabilen makat hastalığıdır.


NİTRAT YÖNTEMİ

Gliserin trinitrat krem şeklinde makat bölgesine uygulanan biyolojik ajandır. Temel amacı makat bölgesinden emilen ilaç sayesinde makat iç kasının gevşemesi hedeflenmektedir. Bu gevşeme sonrasında da fissürün kapanmasına yardımcı olunmasına çalışılır.

Kalp hastalarında ve migren hastalarında kullanmaktan kaçırdığımız bu yöntemin bilinen en önemli yan etkisi ciddi miktarda baş ağrısıdır. Hastalar bu nedenle bu tedaviden genellikle kaçınmaktadır.


BOTULİNUM TOKSİNİ YÖNTEMİ

Botulinum toksini, yılan zehri olarak adlandırılan ve uygulanan bölgede felç etme prensibiyle çalışan bir biyolojik ajandır.  Makat içi kasına yapılan botulinum toksini makat iç kasının belli derecede gevşemesine izin vermektedir. Bu sayede çatlağın onarılmasını sağlamaktadır. 2 kadrana uygulanan bu biyolojik ajan dikkatli uygulanmadığı takdirde makat kasında komple gevşeme ve buna bağlı kaçırmaları neden olabilmektedir. Avrupa ekolüne göre hastalığın derecesine bakılmaksızın  makat çatlağında öncelikle uygulanması gereken tedavi yöntemidir.   Botilinum toksine cevap vermeyen, iyileşme izlenmeyen hastalarda yaklaşık 1 aylık takip suresi sonrasında ameliyat planlanabilir.


AÇIK SFİNKTEROTOMİ AMELİYATI

Gliserin trinitrat ve botilinum toksine yöntemine cevap vermeyen makat çatlağı hastalarında uygulanabilen ameliyat yöntemidir.

Makat iç duvarından içeri girilerek makat iç kası hedeflenir ve törpüleme işlemi yapılır. İnceltilen makat iç kası sayesinde makatta yeterli genişliğe ulaşılır. Basınç kontrollü yapılan bu işlem sonrasında fissürün iyileşmesi hedeflenmektedir.

Kapalı yöntemden farklı olarak açık sfinkterotomi ameliyat sonrası yüzüyel ağrı skalasında daha fazla artış görülmektedir


KAPALI SFİNKTEROTOMİ AMELİYATI

Gliserin trinitrat ve botilinum toksine yöntemine cevap vermeyen makat çatlağı hastalarında uygulanabilen ameliyat yöntemidir.

Makat içine girilmeden makatın kenarından açılan yaklaşık 1 santimlik kesiyle makat iç kasa ulaşılır ve makat iç kası törpüleme işlemi yapılır. Açık sfinkterotomi göre ağrı duyusu daha az izlenmektedir.

Yine benzer şekilde makat iç kasının inceltilmesi basınç kontrollü olarak yapılır. İşlem sonrası gevşeyen iç kas tabakası sayesinde makat çatlağının iyileşmesi hedeflenmektedir

Anal fissür (makat çatlağı) hastalığına sebep olan faktörler nelerdir?

Anal fissür (makat çatlağı) hastalığı halk arasında makat çatlağı veya makat yırtığı olarak da bilinmektedir. Anal fissür (makat çatlağı) makat bölgesinin yüzeyel deri tabakasının tuvaletin geçişi esnasında zorlanmaya bağlı olarak yırtılmasıyla ortaya çıkan makat hastalığıdır. Anal fissüre (makat çatlağına) sebep olan faktörlerin başında posasız yani lifsiz beslenme gelmektedir. Makat çatlağının (anal fissür) bir başka önemli sebebi de sıvı alımının yetersizliğidir.

Makat çatlağının (anal fissürün) kendi kendine iyileşmesi mümkün müdür?

Makat çatlağı (anal fissür) fizyolojik olarak makat bölgesinin yüzeyel deri tabakasının yırtılması olarak ifade edilebilir. Yırtığa bağlı olarak ortaya çıkan ağrı sebebiyle istemsiz olarak çalışan makat iç kası kasılı kalmaktadır. Makat kasının kasılı kalması demek bir sonraki tuvalet geçişinde kasın zorlanması ve daha fazla yırtık oluşması anlamına gelmektedir. Daha fazla yırtık oluşması da daha fazla ağrı olması ve bu sebepten makat iç kasının daha çok kasılması demektir. Makat iç kası kasıldıkça yırtıklar artacağı için kısır döngü şeklinde ilerlemektedir. Bu yüzden yırtıklar kendi kendine iyileşme gösteremeyebilirler.

Ancak erken dönem makat çatlağı (anal fissür) hastalığında posa ve lif alımının arttırılması, yeterli düzeyde sıvı alımının sağlanması, ve makata sıcak duş uygulaması sayesinde hastalığın kendi kendine iyileşme ihtimali olabilmektedir.

Makat çatlağında (anal fissürde) da makatta meme oluşumu olur mu?

Makat çatlağı (anal fissür) hastalığı makatta meme oluşumu ile belirti veren bir hastalık değildir. Ancak oluşan yırtık üzerinde yırtığa bağlı olarak deri katlantıları meydana gelebilmektedir. Hastalar bu deri katlantılarını meme oluşumu olarak düşünüp çoğu zaman hemoroid (basur) ile makat çatlağını (anal fissür) karıştırabilmektedirler.

Makat çatlağı (anal fissür) belirtileri nelerdir?

Makat çatlağında (anal fissürde) hastalar genellikle tuvalet esnasında gelen sızıntı şeklinde kanama ya da tuvalet sonrasında damla şeklinde kanama olması şikayetiyle gelmektedirler. Makat çatlağı (anal fissür) olan hastalar tuvalet esnasında cam batıyormuş gibi ya da bıçak kesiyormuş gibi bir ağrı yaşamaktadırlar. Makat çatlağında (anal fissürde) aynı hemoroidde(basurda) olduğu gibi ele meme şeklinde deri katlantıları gelebilmektedir. Ancak bunların hemoroid (basur) memesiyle karıştırılmaması gerekmektedir.

Makat çatlağı (anal fissür) tedavisinden sonra tekrarlama ihtimali var mıdır?

Makat çatlağına (anal fissür) sebep olan faktörlerin başında poasasız ve lifsiz beslenme gelmektedir. Bu sebeple hangi tedavi yöntemi uygulanırsa uygulansın hasta beslenme alışkanlıklarını düzeltip, posa ve lif alımını arttırıp yeterli sıvı alımını sağlamadığı sürece tekrarlama ihtimali her zaman göz önünde bulundurulmalıdır.

Anal fissür (makat çatlağı) hastalığının ameliyatsız tedavilerinde anestezi alınması gerekli midir?

Ameliyatsız tedaviler klinik ortamında yapılan kısa ve ağrı oranı düşük işlemlerdir. Bu sebeple hastaya herhangi bir anestezi verilmesi gerekli görülmeyebilir. Ancak hastanın tercihine ve isteğine göre ameliyathane ortamında anestezi verilmesi sağlanabilir.

Anal fissür (makat çatlağı) hastalığının tedavisinde ameliyat şart mıdır?

Makat çatlağı (anal fissür) hastalığında da diğer makat hastalıklarında olduğu gibi ameliyatlı ve ameliyatsız olmak üzere tedavi yöntemleri mevcuttur. Anal fissür (makat çatlağı) hastalığının erken dönemlerinde genellikle ameliyatsız tedavilerle sonuca ulaşılmaya çalışılır. Ameliyatsız tedavilerle çözüme ulaşılamayacak durumda olan hastalar için ameliyat yapılması uygun görülebilmektedir. Ancak hastada daha az travma olması açısından öncelikle ameliyatsız tedavilerin uygulanması daha doğru olabilmektedir.

Hemoroid (basur) hastalığıyla anal fissür (makat çatlağı) hastalığı arasındaki farklar nelerdir?

Hemoroid (basur) ve anal fissür (makat çatlağı) hastalığı bazı belirtiler açısından karıştırılabilen hastalıklardır. Ancak tedavi prensibi ve stratejisi olarak birbirinden çok farklı olan bu iki hastalıkta tanının doğru konulması ve etkene yönelik tedavi planlanması çok önemlidir. Anal fissür (makat çatlağı) hastalığında tuvalet esnasında bıçak kesiyormuş ve cam batıyormuş gibi bir ağrı beklenirken hemoroid (basur) hastalığında tuvalet esnasında ağrı olması beklenen bir şey değildir ve ağrı dönem dönem ortaya çıkar. Hemoroid (basur) hastalığında tuvalet sırasında dışarıya çıkan meme oluşumları görülebilir ancak anal fissür (makat çatlağı) hastalığında dışarı çıkan bir meme oluşumu görülmemektedir. Anal fissür (makat çatlağı) hastalığında kanama sızıntı şeklinde ve tuvalet ile birlikte görülürken hemoroid (basur) hastalığında kanama daha yoğun ve ataklar sırasında görülmektedir. Hemoroid (basur) hastalığında makatta meme oluşumu görülürken anal fissür (makat çatlağı) hastalığında makatta yırtığa bağlı deri katlantıları görülmektedir.

Gebelikte botox tedavisi uygulamanın bir sakıncası var mıdır?

Anal fissür (makat çatlağı) hastalığı olan gebe hastalarımız için muayene sonrasında kadın doğum doktoruyla birlikte hasta için en uygun tedaviye karar verilmelidir. Bütün tedavi süreci kadın doğum doktoruyla birlikte ve gözlem yapılarak devam ettirilmelidir. Gebe hastalarımızda botox tedavisi uygun görüldüğü takdirde botox uygulamasının gebeliği etkileyecek bir yan etkisi, sakıncasının olmadığı düşünülmektedir. Ancak hastanın durumuna ve hastalığın evresine göre karar verilip uygulama yapılması gerekmektedir.

Normal doğum makat çatlağına (anal fissüre) sebep olur mu?

Makat çatlağı (anal fissür), makatın yüzeyel deri tabakasının aşırı zorlanmaya bağlı olarak yırtılmasıyla meydana gelmektedir. Normal doğum esnasında ıkınmaya bağlı olarak makat kaslarında aşırı zorlanma ve kasılma meydana gelebilmektedir. Buna bağlı olarak makat çatlaklarının (anal fissürün) oluştuğu gözlenmektedir. Ancak normal doğum direkt olarak makat çatlağına (anal fissüre) sebep olur diye bir ifade kullanılmamalıdır.

Makat çatlağı (anal fissür) hastalığında uygulanan ameliyatsız tedavi yöntemleri nelerdir?

Makat hastalıklarının birçoğunda olduğu gibi anal fissür yani makat çatlağı hastalığında da ameliyatsız tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Hastalar için daha az yıpratıcı olan bu yöntemler klinik ortamında yapılmaktadır ve anestezi alınmadan gerçekleşmektedir. Ancak hastanın isteğine ve durumuna göre ameliyathane ortamında anestezi ile de yapılabileceği gibi çok tercih edilen bir durum değildir. Makat çatlağındaki (anal fissürdeki) ameliyatsız tedavileri şu şekilde açıklayabiliriz;

  • ● NİTRAT YÖNTEMİ: Bu tedavi yönteminde makat bölgesine gliserin trinitrat adı verilen biyolojik ajan krem şeklinde uygulanmaktadır. Bu tedavide amaç ilacın makat bölgesinden emilmesi ve makat iç kasının gevşemesini sağlamaktır. Bu gevşemeyle birlikte çatlağın iyileşmesine yardımcı olunmaya çalışılmalıdır. Ancak nitrat yönteminin uygulanamayacağı bazı durumlar olmaktadır. Kalp hastalarında ve migren hastalarında bu tedavinin uygulanmasından kaçınılmalıdır. Bu tedavinin bilinen en önemli yan etkisi ciddi bir baş ağrısıdır. Bu yan etki sebebiyle hastaların çok fazla tercih ettiği bir tedavi yöntemi olmamaktadır.
  • ● BOTULİNUM TOKSİNİ YÖNTEMİ: Botulinum toksini yılan zehri olarak bilinen bir biyolojik ajandır. Tedavi prensibi olarak uygulandığı bölgeyi felç etme etkisiyle çalışmaktadır. Makat içine yapılan botulinum toksini makat iç kasının belli bir derecede gevşemesine izin vermektedir ve bu sayede de anal fissürün (makat çatlağının) iyileşmesi beklenmektedir. Makat bölgesinde 2 kadrana uygulama yapılmaktadır. Botulinum toksini tedavisinin en önemli riski dikkatli uygulanmadığı takdirde makat kasında fazla gevşeme olabilmesi ve kaçırmaların meydana gelmesidir. Avrupa ekolüne göre botulinum toksini tedavisi hastanın anal fissürünün (makat çatlağının) hangi evrede olduğuna bakılmaksızın uygulanması gereken öncelikli tedavi yöntemidir. Uygulama sonrasında hasta 1 ay süreyle takip edilmeli ve 1 ayın sonunda hastanın ve fissürün (çatlağın) durumuna göre gerektiği takdirde ameliyat planlaması yapılabilmektedir.

Makat çatlağı (anal fissür) hastalığında ameliyat yöntemleri nelerdir?

Makat çatlağı (anal fissür) hastalığında ameliyatsız tedaviler uygulandıktan ve çözüme ulaşılamadıktan sonra ameliyat planlaması yapılabilmektedir. Anal fissür (makat çatlağı) için uygulanan ameliyat yöntemleri şu şekildedir;

  • ● AÇIK SFİNKTEROTOMİ AMELİYATI: Bu ameliyat yönteminde makat iç duvarından girilerek makat iç kası hedeflenir ve törpüleme işlemi yapılır. Makat iç kası inceltilerek makatta yeterli genişliğe ulaşılır. Basınç kontrollü yapılan bu işlem sonrasında fissürün(çatlağın) iyileşmesi hedeflenmektedir. Kapalı yöntemden farklı olarak açık sfinkterotomi ameliyatı sonrası yüzeyel ağrı skalasında daha fazla artış görülmektedir.
  • ● KAPALI SFİNKTEROTOMİ AMELİYATI: Kapalı sfinkterotomi yönteminde ise makat içine girilmeden makatın kenarından açılan yaklaşık 1 santimlik kesiyle makat iç kasına ulaşılır ve makat iç kasına törpüleme işlemi yapılır. Açık sfinkterotomi yöntemine göre ağrı duyusu daha az izlenmektedir. Yine benzer şekilde makat iç kasının inceltilmesi basınç kontrollü olarak yapılır. İşlem sonrası gevşeyen iç kas tabakası sayesinde makat çatlağının (anal fissürün)iyileşmesi hedeflenmektedir.

Makat Çatlağı ve Basur Karışabilir!

Doktorunuza Sorun

Randevu ve sorularınız için lütfen aşağıdaki formu doldurunuz.


Doktorunuza Sorun